Hem eğitim hem de iş hayatında pek çok farklı konuda bilgi ve fikir paylaşmak amacıyla sunumlar yapıyoruz. Şimdiye dek belki onlarca kez yapmış da olsak hala birçoğumuz sunum esnasında heyecanlanıyor, hele bir de kalabalık bir topluluk karşısındaysak ufak gerilimler yaşayabiliyoruz. Aslında belli başlı birkaç noktaya dikkat ettiğimiz müddetçe, konusundan bağımsız olarak tüm sunumlarımızı başarıyla tamamlayabiliriz.

Bu yazıda işte bu noktalardan bahsedeceğiz.

1. Sunumunu bir şov gibi düşün.

Aklımızda kalan, bizde bir etki bırakan sunumlar, peş peşe bir sürü istatistik ya da bilgi sıralayanlardan ziyade, bir hikayesi olanlardır. Teatral bir içeriği ve anlatımı olan sunumlar, izleyicilerde birçok duyguyu tetikler. İzleyicilerin senden ilham almalarını, hatta onların düşünce ve davranışlarını etkilemeyi sunumunu bir şov gibi tasarlamalısın. Sahne, sunumdaki slaytlara ya da kullandığın diğer araçlara değil, sana ait olmalı. Bunun için sesini de, bedenini de etkin olarak kullanman gerekiyor.

 

2. Bir slayta bir cümleden fazlasını yazma.

İnsanların ilgisinin dağılmaması için, yeni bir slaytın yaklaşık 3-4 saniye içinde anlaşılıyor olması gerekir. Bu yüzden, her bir slaytta yalnızca tek bir şeyden söz etmeni öneririz. Bu sayede hem izleyicilerinin çok fazla bilgi yüklemesinden başı dönmez, hem de anlattığın şeyin detayı için ekran yerine senin gözlerinin içine bakarlar.

 

3. Sunum uzunluğu ve süresi konusunda ekonomik davran.

Eğer sunumunun ana fikrine hizmet etmiyorsa, çok harika bilgiler bile içerse gereksiz detayları sunumundan çıkar. Bu sayede hem sunumunun mesaj bütünlüğünü korursun, hem de sunum yapacağın süreyi kısaltırsın.

 

4. Fikirlerini görsellerle destekle.

Sunumu mümkün olduğunca kısa tut desek de, görsellerin oluşturduğu ilgiyi inkar edemeyiz. Bu yüzden uygun olan her yerde, sunumu zenginleştirerek görseller kullanabilirsin. John Medina’nın yazdığı ‘Beyin Kuralları’ (orijinali, ‘Brain Rules’) isimli kitaba göre, insanlar bir sunumun 3 gün sonrasında, duyduklarının yalnızca yüzde 10’unu hatırlarken, eğer duydukları bilgi bir görselle destekleniyorsa, hatırlama oranları yüzde 65’e çıkıyor.

 

5. İzleyiciyle ilişki kur.

Sunumun günler sonra bile hatırda kalsın istiyorsan, izleyicilerinle etkileşime geçmelisin. Yalnızca ekrana ya da anlattıklarına odaklanmak yerine, direkt olarak izleyicilerinin gözlerinin içine bakarak konuşmayı, onlara sorular sormayı, onlardan soru almayı; kısacası sunumu bir diyalog havasına çevirmeyi denemelisin.

 

6. Etkileyici bir kapanış yap.

Sunumların da tıpkı filmler ve kitaplar gibi en çok giriş ve sonuçları hatırlanır. Örneğin, sunum boyunca anlattıklarını dinlemiş ve öğrenmiş olmalarının izleyicinin ne işine yarayacağını anlatabilirsin. Bir slaytın da yardımıyla, o ana dek anlattıklarını birkaç cümlede özetlemek de iyi olabilir.

 

İyi sunumlar!


Gelir ve giderlerini kolayca takip edip enerjini işine büyütmeye ayırmak istiyorsan, MikroX’i 15 gün ücretsiz olarak deneyebilirsin.